Oca
31
2009
3

Lost Dizisi ve Gizem Dolu Anekdotlar

sawyer

Kafamı en çok kurcalayan cevaplanmamış sorulardan birisi de -belki de birçok gizeme göre gölgede kalmış- Michael‘ın kendini öldürmeye çalışması ve bunu başaramıyor oluşuydu. Bu gizeme verilen cevap da hiç tatmin edici gelmemişti. Michael’ın trafik kazası yaparak intihar denemesine “başarısız olabilir” diyebiliyoruz bunda sorun yok. Fakat kafasına tabancayı dayaması ve neticesinde silahın tutukluk yaparak kendini öldürememesine yapılan açıklama; “Ada buna izin vermiyor“.  Nasıl yani ya? Ada buna nasıl izin vermiyor lan? Bu mu yani açıklamanız? Ne dememizi bekliyordunuz? “Hee ada izin vermiyomuş lan, tamam.” mı diyecektik?

Bir diğer cevaplanmamış soru da Sawyer‘ın gözlerinin -nerdeyse- göremeyecek kadar bozulması, akabinde gözlük kullanmak zorunda kalması ve sonra nasıl oluyorsa bir anda -sanki lazer tedavisi olmuşcasına- gözlüklere  artık ihtiyaç duymuyor oluşu. Tamam ada biraz garip ve insanları iyileştirmek gibi özellikleri var fakat bu oyuncak değil ki gözü bozup sonra eski haline getirmek ne oluyor? Ada biraz çocukca davranıyor.

İyileştirmek demişken madem iyileştiriyor Jack gibi efendi, yardımsever, temiz kalpli bir adam neden apandisit ameliyatı olmak zorunda kalıyor? Sawyer‘ı iyileştirirken hiç sorun yok fakat iş Jack‘i iyileştirmeye gelince Ada bir anda sinesine çekilip sanki böyle bir özelliği yokmuşcasına -”ben karışmam“- edasıyla gününü gün ediyor. Tamamen ikiyüzlü ve adaletsizce.

İsimlerini hatırlamadığım iki elmas hırsızına gelince, bunları zehirli bir tür örümcek sokmuştu hatırlarsanız ve  gömülürken, kız yüzüne toprak atılmadan önce gözünü açmıştı. Canlı canlı gömüldü yani. Canlı gömülmelerine yalnızca izleyicinin şahit oluşundaki amaç neydi? Tamam kız pek güzel olmayabilir, hırsız da olabilir ama cezası canlı canlı gömülmek mi? Bu nasıl bir anlayıştır?

Bunları sorgulamanın anlamsızlığından(!) bahsetmek istemiyorum. Bunlar ciddi sorunlar ve ileride cevaplanması gerekiyor. İddia etmiyorum ki yalnızca ben farketmişim, eminim birçok kişi farketmiştir. Ama bunun gibi ayrıntıları açıklamakla yükümlü olan onlar ve bir şekilde -en azından kendi adıma- açıklama bekliyorum. Tabii Ada buna izin verirse.

Sonraki Konu: Heroes dizisinden detaylar ve kahramanların güçlerini randımanlı kullanamamalarının yarattığı “ben olsam” durumları.

Bu Kelimeler Kullanılacak!: nakamura, uçmak, absorbe

Bu Kelimeler Kullanılamaz!: zaman, dünya, nathan

Oca
30
2009
2

Çocukların Olmadığı Bir Dünya Hayal Etmek

Türkçe’ye “Son Umut” olarak çevrilmiş “Children of Men“, nedeni belirtilmeyen bir salgından dolayı yaklaşık son 20 yıldır insanların üreyemediği kaos içinde bir dünya konusuyla ilgi çekici bir film. Yıl 2027, geleceği miras bırakacak, eğitip yetiştirecek, dövüp terbiye edecek, elinden tutup parka götürecek hiçbir çocuğun olmadığı bir dünya. İnsanlığın -nihayet – sonu gelmiş. Üstelik nedeni ne acımasız uzaylılar, ne dünya savaşı ne de küresel ısınma: Kısırlık. Anlam veremesem de insanlığın sonunun gelmesine rağmen herkes bu kaos içinde, düzeni -göreceli de olsa- koruyan tek ülke İngiltere’ye akın etmekte. Film de zaten İngiltere’de geçiyor.  (O yüzden herkes oraya gitmek istiyor olabilir mi ki. )

İnsanlığın sona ermesi tam da bu kadar yakınken, birden hamile kalmış/kalabilmiş bir kadının ortaya çıkması ve bebeği de bi’ güzel doğurmasıyla -ne yazık ki- yine umutlar yeşeriyor. Bebeği , hakim olan kaos ortamından kurtarıp tüm insanlık için en iyisini bilen bağımsız bilim adamlarının oluşturduğu “Human Project” eline  teslim etme çabası sürecini, başaramayacaklarını umarak izleyen tek ben miyim bilmiyorum. Ama onu da yapıyorlar ve “son umudun” da tükenmesiyle film mutsuz, umutsuz bir sonla bitiyor.

Sonraki Konu: Lost’taki En Büyük Gizemler ve Açıklaması

Mecburen Kullanılacak Kelimeler: gözlük, izin, yüküm(lülük)

Katiyen Kullanılmayacak Kelimeler: mantık, eğlence, sıradışı

Oca
29
2009
3

Murphy Yasaları ile Hammurabi Kanunları Üzerine

hammurabi

Şimdi size Google‘dan ufak bir araştırma zahmetiyle bulduğum Hammurabi ve Murphy kanunlarını kopyala-yapıştır komutuyla buraya yazıp, sanki topluma faydalı bir iş yapmışcasına keyifli bir şekilde yaşamıma devam edecek değilim elbette. Murphy kanunları aslında üç-beş taneden ibaretken zaman içinde -biraz da eğlenceli olduğu için- (kaşıntının şiddeti ulaşma zorluğun ile doğru orantılıdır) insanlar tarafından çoğaltılmıştır. Hammurabi yasaları ise 300′e yakın olup, oldukça despot (bir metresin ya da fahişenin oğlu babalığına ya da analığına “benim annem ya da babam değilsiniz” derse dili kesilir) bir anlayış içindedir ve değişime uğramamıştır. Hammurabi kanunlarına despot dediğim için acaba benim için nasıl bir yasa çıkarırdı diye merak etmiyor da değilim. Hatta günümüz anayasasını güncelleme görevi O’na verilseydi nelerle karşılaşabileceğimizi hayal bile edemiyorum.

MurphyBi’ yandan Murphy’nin öyle(me)sine sarfettiği cümleleri kanuna çeviren toplum, bir yandan da zaten bir hayli fazla olan Hammurabi’nin (abi demiş gibi oluyorum ve oldukça sinir bozucu) yasalarına elini değdirmeden olduğu gibi bırakan toplum… Hammurabi yasaları insanı kendi türünün bir zamanlar ne kadar vahşi olduğunu düşündürerek (“bu kadarı da fazla artık!”) gergin bir hale sokarken ne ironiktir ki Murphy yasaları insana farkındalık (“aa! hakkaten”) yaşatır.

Acaba Hammurabi bir toplantı düzenleyerek mi bu kanunları oluşturmuştur? Kuruldaki üyeler nasıl bunları onaylıyorlardı? Aklım pek almıyor.

  • Hammurabi: Bir köle efendisine “sen benim efendim değilsin” derse ve onlar o köleyi suçlarsa efendisi onun kulağını kesebilsin bence.
  • Kurul Üyesi01: Mantıklı.
  • Kurul Üyesi02: Bence de, ikisini kesmek onu işlevsiz kılacaktır.
  • Kurul Üyesi03: Burnunu kesmeyi önericektim lakin kulak iki tane olduğundan daha insaflı gibi geldi.
  • Hammurabi: Toplantı bitmiştir.

Sonraki Konu: İnsan ırkının (halen?) türünü devam ettiriyor oluşu ve insanoğlunun kısırlaştırılması

Zorunlu Sözcükler: üremek, miras, bilim

Yasaklanmış Sözcükler: ölmek, evren, sistem

Oca
28
2009
2

Anlamsız Dil Alışkanlıkları – Retorik Sorular

Çalışmak, müzik dinlemek, dolaşmak, durmak, film izlemek ya da bunun gibi herhangi bir vakit geçirme yöntemi ile meşgulken, yaşamı katlanılabilir kılan bir uğraş bulmuş ve yapıyorken birinin karşınıza çıkıp  “Nasılsın?” diye sorması aslında size yapılacak en büyük saygısızlıktan biridir. En masum haliyle bile, bulunduğunuz ruh hali ne olursa olsun size durup kendinizi yoklamayı dikte etmek, sorgulamaya zorlamaktır. Ne kadar sıklıkla bu soruyla karşılaştığımızı  da düşünürsek bizi sürekli kendimizin, yaptıklarımızın farkında olarak bitmez tükenmez bir buhrana sürüklemek de ne demek olmaktadır? Bizi böyle bir felakate sürüklemekteki amaç nedir? Kimlerin halimizi-hatırımızı sorduğunu düşünürsek; örneğin bakkalın buna ne hakkı olabilir?

Duyguları isimlendirmeden, dile getirmeden ve buna ihtiyaç  da duymadan yaşarız. Sevinçliyken, kendi kendimize -içimizden bile olsa- “şu an sevinçliyim, evet sevinçliyim, seviniyorum, ne güzel seviniyorum” diyemeyiz. Belki de sevinçli olabilmenın en önemli şartlarından biridir bu.  Sevinçliyizdir; ta ki birinin çıkıp “nasılsın” diye sorarak sevincimizi yok etmesine kadar. Sevinçli olmanın farkında olarak sevinmek olsa olsa buruk bir sevinç olacaktır. Gülüyorsak gülüşümüz donup kalacaktır.

Kullana kullana anlamsız, içi boş bir hale gelen “nasılsın”, aslında bir soru bile değildir. Sorusu da cevapları da gereksiz bir alışkanlık, dilsel bir tiktir.

“Nasılsın?”

Gerçekten de nasılım ki acaba? Ne yapıyorum? Niye gülüyorum? Nasıl gülüyorum? İşte böyle  gülüyorum.

Sonraki Konu:  Murphy Kanunlarıyla Hammurabi Kanunlarının Karşılaştırılması

Kullanılacak Kelimeler: ironik, gergin, toplantı

Kullanılmayacak Kelimeler: eski, an, geçmiş

Oca
27
2009
3

Ufkun Genişlemesinin Getirdiği Çıkmazlık

Kitaplık

İnsanın yaşama amacı -temel yaşama amaçları- ne olabilir? İlk bilineni ‘hayatta kalmak’ peki ya diğeri  ‘mutlu olmak’. Kitap okumak, bu amaçlarımıza ters düşmüyor gibi gözükse de  pekalâ düşebilir. Bilinen en büyük zararı gözleri bozmak gibi düşünülse de bundan çok daha vahim olabilir. Olaylara kelebek etkisi kıvamında bakıyorum gibi gözükedebilir ama bu tamamen bir kurmaca olarak kalacaktır. Herkes için geçerli değilse bile kitap okumak, insanların ufkunu açar, daha farklı düşünebilmeye olanak tanır. Bunların pozitif ya da negatif oluşu rölatif olup, çok düşünen bireyler için genelde tehlikeye işaretken, umursamaz birisi için eğlenceli bir vakit öldürgeç olabilir. Ve o kadar çok çeşit vardır ki (mitolojik hikayeler, pikaresk romanlar, denemeler vb.) insan hangisinin kendisini mutlu edebileceğine nasıl emin olabilir? Sonuçta kitaplarda fragman bile yok. Hamamböceklerine inanılmaz bir şekilde bağlılık duyan birisi Franz Kafka okuyarak mutlu olabilir mi? Hayatı kariyerinden ibaret olan ve bunu asla kaybetmek istemeyen bir iş adamı Chuck Palahniuk okuduktan sonra neler hisseder ya da kitabı bitirebilirmi ki?

Ek olarak, kitap okuyarak övünmek ya da kitap okumayarak övünmek gibi davranışlar biçimleri var. Bana kalırsa ilki çok daha tehlikeli ve trajik görünüyor.

Sonraki Kategori : Bağımsız

Sonraki Konu: Birine, hâl-hatır (“nasılsın?”) sormanın getirdikleri ve götürdükleri.

Kullanılması Şart Sözcükler: felaket, buhran, saygı

Asla Kullanılmayacak Sözcükler: hissetmek, kötü, hoş

Oca
26
2009
2

Windows Media Player Görsel Ritim (Visualization) Öğelerini İsimlendirmek

Adem Havva’yla birlikte cennetten kovulup ceza olarak da dünyada birbirlerinden farklı ve biz fanilere göre çok uzak yerlere gönderildiğinde, Adem’in yüzleşmek zorunda olduğu tek sorun ayrılık değildi elbette. Cennetin konforuna duyduğu özlem, yediği elmanın pişmanlığı bir yana artık en basitinden karnını doyurmak,  sığınacak bir yer bulmak gibi ilk insancıl ihtiyaçların ilk sıkıntısını çekmesi de gerekiyordu.  Çekti de. Ancak yeteri kadar çektiğine karar vermiş olmalı ki günlerden bir gün Allah, Adem’e neleri nasıl yapması gerektiği hakkında bilgiler verdi.  Ve neyi nasıl yapmasından daha da önemlisi herşeyin ismini birer birer, aha bu ağaç, aha bu buğday, aha bu taş diye Adem’e öğretti ve kati suretle unutmamasını tembihledi.

Windows Media Player’ın akıldan, mantıktan ve pozitif bilimlerden haklı olarak bağımsız visualization (görsel ritim) öğelerini adlandıran ya da  İngilizce‘den çeviren her kimse Adem kadar şanslı olmadığı için bunu tek başına yapmak zorundaydı.

Farklı Dairelerin Dansı, Mücevher Matris, Yeşil Düşmanın Değil, Örümceğin Son Anı , Hortum Dinleniyor gibi çabalar hakkında önceleri ben de bir çok kişi gibi hahaha ne kadar salakça şeyler hangi gerzek yazmış olabilir ki böyle şeyleri kıvamında fikirlere kapılmıştım. Ama söz konusu görsel ritim öğelerini izleyerek kendim yeniden isimlendirmeye çalıştığımda yaşadağım hüsranın bir çeşit “Yaklaşan Boşluk” hissini takip etmesiyle yanılmış olabileceğim gerçeğini gördüm.

Yukarıdaki isimlendirmeler bir yana, zihnimi zorlayıp tasavvur etmeye her ne kadar zorladımsa da “Çilek Yardımı” nı kavramaya hayal gücüm yetmedi. Herşeye rağmen bu sıradışı isimlerin kaşifine, ufkumuzu açarak yarattığı etki için tüm insanlık adına teşekkür ediyoruz.

Sonraki Konu: Kitap Okumanın Yararları ve Zararları

Kullanılmasını İstemediğimiz Kelimler: gereksiz, tercih, göreceli

Kullanılmamasını İstemediğimiz Kelimeler: Roman, Kafka, Pikaresk

Oca
26
2009
2

Zaman Öldürgeçlere Bakış

bollywoodYalnızca Bollywood’da yılda yaklaşık 1000 (bin) sinema filmi çekildiğini duymuş olduğum gün, yeryüzündeki tüm filmleri asla izleyemeyecek olmamla yüzleştiğim gündü. Ama bi’ yandan da “o filmlerin kaçı izlenmeye değer ki?” diyerek buruk bir sevinç yaşamıştım. Boş vakitleri öldürürcesine geçirmenin ya da boş vakitleri nitelikli bir biçimde geçirmenin herkes için farklı olduğunu biliyor ve buna rağmen  zaman zaman başkalarının zaman öldürme yöntemlerini onaylamıyoruz hatta hakarate varacak boyutta “salak” bile diyebiliyoruz. Peki bu farklılıkları bildiğimiz halde neden sanki hiç bilmiyormuşcasına, sanki örümcek beyinliymişizcesine, sanki at gözlüklerimizi takarmışcasına ve hatta sanki nato kafa nato mermermişizcesine bunlara engel olmuyoruz? Suça ortak oluyorum lakin ben kontrol edebiliyorum, ama siz neden? Diğerinin zekasını hakir görmenin otomatik olarak sizi yücelttiğini düşünmek gibi abuk-subuk   trajik ve hatta acınası bir neden olabilir mi acaba? Kime diyorum sence? Çok farklı olduğunu düşünmeden önce, bi’ düşün bence.

Sonraki Kategori : Bağımsız

Sonraki Konu: Windows Media Player’ın akla, mantığa, zihne ve fenne dayanmayan visualization (görsel ritim) çevirileri

Zorla Kullanılacak Kelimeler: ritim, görsel, ingilizce

Kullanılması İmkansız Kelimeler: bilmiyorum, müzik, tercüme

Oca
25
2009
2

Alkol Neye Hizmet Eder?

alkol

Sarhoş olunca yaptıklarımız ya da söylediklerimiz, alkolün vücutta yarattığı etki sonucu düşünme ve duyu yetilerinin yavaşlaması ve körelmesiyle çevreyi farklı algılayarak verdiğimiz anlık tepkiler mi yoksa aslında her zaman -ayıkken de- yapıp söylemeyi düşündüğümüz ya da istediğimiz şeylere engel olan herneyse alkolün onu da zayıflatması sonucu ortaya çıkma şansı bulanlar mı bilemiyorum. Birileri, hangisinin gerçek olduğuna, Biyoloji, Kimya ve Psikloji bilimlerine dayanır, tumturaklı bi’ açıklama yapmış mı yapacak mı onu da bilmiyorum, hiç araştırmadım. Ama sonuçta neyin sonucu olursa olsun, çoğu insan sarhoşken normal olmayan davranışlarda bulunur. Hatta bazıları bunun gayet farkında olduğundan sırf bu yüzden içebilir. Örneğin ayık kafayla hoşlandığı insana duyduğu sevgiyi ifade edemeyen birinin, bi’ de iki bira içtikten sonra denemesi gibi.. Ayyaşlar da belki salt bir eylem için değil de ayıkken “yaşa(ya)m”ayacaklarını düşündüklerinden sürekli içmektedir. Sarhoş olan insan rahatlar, mantıksal, sosyal ve kişinin bire bir kendisine uyguladığı baskıların etkileri azaldığından tanımadığı insanlarla konuşabilir, sokağa işer, haykırır, uyumak için çok rahat bi’ yere ihtiyaç duymadığının farkına varır, sakarlaşır, kusar vs..

Sonraki Konu: Vakit Geçirme Yöntemleri

Kullanılması Zorunlu Kelimeler: Salak, Boş, Nitelikli

Kullanılması Tehikeli ve Yasak Kelimeler: Yanlış, Değerli, Sürekli

Oca
25
2009
6

(Em)Ayarsi’den Emesen’e

Bir arkadaşım şöyle demişti; “Başbakanın adını unuturum, ama o adamın adını asla unutmam” bu adam kim mi? mIRC’nin yaratıcısı Khaled Mardam-Bey. (bey’i ben eklemedim) Eski sürümlerde programı çalıştırdığınızda “About mIRC” penceresinde fotoğrafı bulunan ve burnuna tıklandığı zaman *biiip* sesi çıkaran bu insan, babası suriye, anası filistin asıllı bir programcıdır. Halen mIRC’yi satarak  filistin halkına bağış yapacak kadar da duyarlı ve sevecen bir insandır demeyi isterdim ama bilgim yok. MSN ilk olarak windows95 ile tanınmış olup MicroSoft Network’ün kısaltmalarından oluşmuştur. Sürekli bulunuyorsanız eğer #Zurna insanı olmaktan muafsanız, mIRC’nin atmosferi daha samimidir. Msn konferansı çok yapay hissettirirken mIRC’nin konferans şekli nasıl oluyorsa ılıman bir hava sergilemektedir. Belki de uzun zamandır içinde olduğumdan bana öyle geliyordur. Herneyse yazılı chat asla sona ermeyecektir. Çünkü; smiley yok, göz kırpmak yok, titreşim yok, fotoğraf yok, kamera yok, sonuç olarak tip yok.

About mIRC Msn

Sonraki Kategori: Bağımsız

Sonraki Konu: Sarhoş olmanın açığa çıkardığı davranışlar

Kullanılması Mecburi Sözcükler: alkol, ayyaş, gerçek.

Kullanılması Yasak Sözcükler: sahte, bilinçaltı, cesaret.

Al eline kuponu, ara nalkaponu