11 Eyl 2009 @ 7:16 AM 

aç avuçlarını sana biraz aşk getirdim
sabah çiği kadar ıslak, temiz
ve dingin, ortasındaymışçasına okyanusların
egzozdan, şehrin gürültüsünden, kirinden uzak
nefes getirdim sana, sakınma dudaklarını
yıkılmış şehirlerden ve anılardan değil
kitapların tozlu sayfalarından
şiirlerden, şarkılardan
güneşten, yağmurdan, kardan çalarak
biraz da sakınarak
aç avuçlarını, biraz aşk getirdim sana.
bir ömür kadar uzun,
bir nefes kadar kısa.

eylül 2006

Posted By: moosicdetoreador
Last Edit: 11 Eyl 2009 @ 07:16 AM

EmailPermalinkComments (1)
Tags
 

hitler

 
 07 Eyl 2009 @ 1:17 AM 

beraber kaybedelim.
ben kaybedersem sen de kaybetmiş sayılacak mısın?
ben almanya
sen osmanlı olacaksın
farkında mısın?

hitler’im ol
ve öldür bütün farklı düşüncelerimi.
işgal et, direndikçe işgal et beni
ateşe ver farklı noktalarını bedenimin.
reichstag yine yanıyor diye yazsın gazeteler
kimin umrunda, kime ne?
kahire’den berlin bir nefes uzaklık
bir nefes
bırak yaksın reichstag’ı.

sözünü tut
ve birlikte kaybedelim.
veya öldür
bir gestapo kurşunu der kapatırsın dosyamı
kim inanır?
kim inanır hitler,
beni öldürmediğine.

Posted By: moosicdetoreador
Last Edit: 07 Eyl 2009 @ 01:17 AM

EmailPermalinkComments (1)
Tags
 04 Eyl 2009 @ 4:18 AM 

biraz daha kal
-ma git beni daha fazla yormadan

sevgiye tok, sevmeye açım
kusmak istiyorum
git

saçlarım kısa artık
git
günlerden perşembe
bugün yağmur yağmadı git
bugün burnum kanamadı
kahveyi döktüm bir yudum alıp
git
alışkanlıktan düğmesine bastım makinenin
istemiyorum
git

seni ilk tanıdığımda daha gençtin
ben daha gençtim,
teninde bıraktığım izler yıllanmış
tenimde bıraktığın izler geçmiş, git

geçmiş kimin umurunda
mesela mendirek’te beraber bira içtiğimiz günü hatırlıyor musun
ben artık bira içmiyorum
git

bugün seni sevmiyorum
yarın tekrar severim, git

kim ne derse desin
ne dersem diyeyim
duyma
git

seni seversem seni öldürürüm
ölümden korkun varsa
git

sen de sus sinatra bazen hiç çekilmiyorsun

Posted By: moosicdetoreador
Last Edit: 04 Eyl 2009 @ 04:18 AM

EmailPermalinkComments (1)
Tags
 11 Nis 2009 @ 3:53 PM 

önündeki yiyeceği rahatça alınabilen uyuz bir it gibiydi, karşı koyamamaktan ötürü kendine kızıyordu.
ne kendini değiştirebiliyordu ne de kendini ifade edebiliyordu.
öyle kalındı ki kabuğu,
ama öyle de dardı ki,
içinde boğulmaktan sıkılmıştı ama çıkabileceği ihtimali ile yüzleşmek dahi istemiyordu.
ardından ne mi oldu?
öylece ölüp gitti, kaplumbağalar kadar uzun da yaşamadı zaten

Posted By: catiski
Last Edit: 11 Nis 2009 @ 03:53 PM

EmailPermalinkComments (3)
Tags
 26 Mar 2009 @ 9:41 PM 

zamanında kendini kandırabiliyordu.
kimi zamansa isteği doğrultusunda kandırmayabiliyordu.
bir zaman geldi ve sıkıldı bu bitmek bilmeyen kendi otoriter yönetiminden.
mücadeleyi bırakmıştı artık.
ama kendini iyi hissetmeyi de bırakmıştı aynı zamanda.
uzun zaman sonra birgün kendini tekrar ele geçirdi.
ve o gün ölüverdi trajik bir biçimde.
ölmesi dışında onun için iyi bir gündü.

Posted By: catiski
Last Edit: 26 Mar 2009 @ 09:41 PM

EmailPermalinkComments (1)
Tags
 15 Mar 2009 @ 9:45 PM 

öyle bitkindi ki,
zihnini yavaşlatmayı düşünmüştü.
denedi.
ama,
bunun için harcadığı efor, sarfettiğini aşmıştı.
vazgeçti sonunda.
“beceremedim” dedi kendi kendine.
sonra hiçbir şey olmamış gibi bitkin olmaya devam da edemedi.
biraz daha yük aldı.
öldü sonra, daha ağır düşünceleriyle birlikte.

Posted By: catiski
Last Edit: 15 Mar 2009 @ 09:45 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Tags: ,
Categories: Edebiyat, Öykümsü, Şiir

oysaki
 Last 50 Posts
 Back
Change Theme...
  • Users » 10
  • Posts/Pages » 86
  • Comments » 103
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Hakkında



    No Child Pages.

Manifesto



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.