03 Mar 2009 @ 2:22 AM 

John Locke

Bir zamanlar John Locke’ın hastanede karşılaştığı zenci adamın tekrar sahne aldığını ve kanlar içinde ölümünü izledik. Widmore’un Locke’a araba tahsis ettiği kısımda karşımıza çıkan zenci -adeta dalga geçercesine- zaten aracın içine binecek olan Jeremy Bentham’a yardım etmek yerine tekerlekli sandalyeyi -pis pis sırıtarak- açtığını gördük. Neydi ki bunun amacı? “Hey dostum tıpkı eski günlerdeki gibi ha?” mı demeye getirdi anlayamadık. Hindistan uçağı düşmeden ışınlandıklarını biliyoruz fakat ışınlanabilmek için “canlı” olmak gerekiyor şartını John Locke‘ın enkaz ile aynı yerde olmasından anladık. Ölüyü dirilten koskoca ada ölü bir bedeni ışınlamaktan aciz. Benjamin’in uçaktaki ışınlanamayan sıradan insanlarla aynı yere düşmesine ne demeli? Bu adam dümeni çevirdiğinde Tunus’a ışınlanmıştı hatırlarsanız fakat uçaktayken ışınlanamıyor. Koskoca Hurley bile ışınlanabiliyorken Hugo’ya nazaran çöp gibi olan Linus ağzı burnu kan içinde yaralıların arasında istirahatte. Adanın ışınlama mekanizmasının karmaşık ve tutarsız olduğunu bu bölümde anlamış bulunduk. Ada’nın vardır bi’ bildiği diyoruz ve geçiyoruz.

Posted By: catiski
Last Edit: 03 Mar 2009 @ 02:22 AM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Tags: , , , , , , ,
Categories: Dizi, Lost
 01 Şub 2009 @ 12:47 AM 

Bir güneş tutulmasının ardından olağanüstü yeteneklere sahip olan sıradan insanların hikayesini anlatan Heroes’u merakla takip ediyorum. Dizideki olayların, durumların dizinin kendi yapay gerçekliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini de biliyorum. Ama bunlar bazı olayları anlamama hiç yetmiyor.

  • Peter’ın öz abisi,  Sayın Senatör Petrelli, belki de tüm insanlığın en büyük hayali olan uçma (pervaz etme) yeteneğine sahip olmasına rağmen hala nasıl ve neden Başkan olma tutkusuyla yanıp tutuşuyordu?
  • Yanında piknik tüpü patlasa daha çok zarar görecek olan Sayın Senatör Petrelli, diğer yetenekleri absorbe etme yeteneğine sahip Peter  patlarken dibinde olmasına rağmen nasıl tek parça kaldı? Madem Peter piknik tüpünden bile az zarar veriyordu ortalığı bu kadar ayağa kaldırmanın, insanlık elden gidiyor edebiyatı yapmanın ne alemi vardı?
  • Dizi yapımcıları, Peter patlarsa ne olacağını sapa sağlam kalmış meşhur çatı katından Hiro Nakamura‘yla birlikte görmemize rağmen, tüm bunların insanlığı kurtarmakla ilgili olduğuna inanmamızı nasıl bekliyorlardı? Tüm insanlık New York’taki bir kaç bina ve içindeki apartman sakinlerinden mi ibaretti?
  • Tek başına Sylar’ın bile belki Peter’ın patlamasıyla ölecek insandan daha fazla kişiyi öldürdüğü/öldüreceği gerçeğini ne zaman göreceklerdi?
  • Noah ve Haiti’li Senatör Petrelli’yi yakalamak için kovalarken, Haiti’li burnunun dibinde olmasına rağmen Sayın Senatör nasıl pervaz ederek kaçabildi?
  • Kahramanlar, yetenekleriyle ne yapacaklarını bilmediklerinde “bari insanlığı kurtarayım” demekten ne zaman vazgeçip yeteneklerinin tadını çıkarmaya başlayacaklardı?

Sonraki Konu: Absürdizm

Zorunlu Kelimeler: kelebek, telgraf, faiz

Yasak Kelimeler: düşünce, anlam, saçma

Posted By: ignoramus
Last Edit: 01 Şub 2009 @ 12:47 AM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
 31 Oca 2009 @ 2:10 AM 

sawyer

Kafamı en çok kurcalayan cevaplanmamış sorulardan birisi de -belki de birçok gizeme göre gölgede kalmış- Michael‘ın kendini öldürmeye çalışması ve bunu başaramıyor oluşuydu. Bu gizeme verilen cevap da hiç tatmin edici gelmemişti. Michael’ın trafik kazası yaparak intihar denemesine “başarısız olabilir” diyebiliyoruz bunda sorun yok. Fakat kafasına tabancayı dayaması ve neticesinde silahın tutukluk yaparak kendini öldürememesine yapılan açıklama; “Ada buna izin vermiyor“.  Nasıl yani ya? Ada buna nasıl izin vermiyor lan? Bu mu yani açıklamanız? Ne dememizi bekliyordunuz? “Hee ada izin vermiyomuş lan, tamam.” mı diyecektik?

Bir diğer cevaplanmamış soru da Sawyer‘ın gözlerinin -nerdeyse- göremeyecek kadar bozulması, akabinde gözlük kullanmak zorunda kalması ve sonra nasıl oluyorsa bir anda -sanki lazer tedavisi olmuşcasına- gözlüklere  artık ihtiyaç duymuyor oluşu. Tamam ada biraz garip ve insanları iyileştirmek gibi özellikleri var fakat bu oyuncak değil ki gözü bozup sonra eski haline getirmek ne oluyor? Ada biraz çocukca davranıyor.

İyileştirmek demişken madem iyileştiriyor Jack gibi efendi, yardımsever, temiz kalpli bir adam neden apandisit ameliyatı olmak zorunda kalıyor? Sawyer‘ı iyileştirirken hiç sorun yok fakat iş Jack‘i iyileştirmeye gelince Ada bir anda sinesine çekilip sanki böyle bir özelliği yokmuşcasına -”ben karışmam“- edasıyla gününü gün ediyor. Tamamen ikiyüzlü ve adaletsizce.

İsimlerini hatırlamadığım iki elmas hırsızına gelince, bunları zehirli bir tür örümcek sokmuştu hatırlarsanız ve  gömülürken, kız yüzüne toprak atılmadan önce gözünü açmıştı. Canlı canlı gömüldü yani. Canlı gömülmelerine yalnızca izleyicinin şahit oluşundaki amaç neydi? Tamam kız pek güzel olmayabilir, hırsız da olabilir ama cezası canlı canlı gömülmek mi? Bu nasıl bir anlayıştır?

Bunları sorgulamanın anlamsızlığından(!) bahsetmek istemiyorum. Bunlar ciddi sorunlar ve ileride cevaplanması gerekiyor. İddia etmiyorum ki yalnızca ben farketmişim, eminim birçok kişi farketmiştir. Ama bunun gibi ayrıntıları açıklamakla yükümlü olan onlar ve bir şekilde -en azından kendi adıma- açıklama bekliyorum. Tabii Ada buna izin verirse.

Sonraki Konu: Heroes dizisinden detaylar ve kahramanların güçlerini randımanlı kullanamamalarının yarattığı “ben olsam” durumları.

Bu Kelimeler Kullanılacak!: nakamura, uçmak, absorbe

Bu Kelimeler Kullanılamaz!: zaman, dünya, nathan

Posted By: catiski
Last Edit: 31 Oca 2009 @ 02:10 AM

EmailPermalinkComments (3)
Tags

oysaki
 Last 50 Posts
 Back
Change Theme...
  • Users » 10
  • Posts/Pages » 85
  • Comments » 103
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Hakkında



    No Child Pages.

Manifesto



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.