03 Mar 2009 @ 2:22 AM 

John Locke

Bir zamanlar John Locke’ın hastanede karşılaştığı zenci adamın tekrar sahne aldığını ve kanlar içinde ölümünü izledik. Widmore’un Locke’a araba tahsis ettiği kısımda karşımıza çıkan zenci -adeta dalga geçercesine- zaten aracın içine binecek olan Jeremy Bentham’a yardım etmek yerine tekerlekli sandalyeyi -pis pis sırıtarak- açtığını gördük. Neydi ki bunun amacı? “Hey dostum tıpkı eski günlerdeki gibi ha?” mı demeye getirdi anlayamadık. Hindistan uçağı düşmeden ışınlandıklarını biliyoruz fakat ışınlanabilmek için “canlı” olmak gerekiyor şartını John Locke‘ın enkaz ile aynı yerde olmasından anladık. Ölüyü dirilten koskoca ada ölü bir bedeni ışınlamaktan aciz. Benjamin’in uçaktaki ışınlanamayan sıradan insanlarla aynı yere düşmesine ne demeli? Bu adam dümeni çevirdiğinde Tunus’a ışınlanmıştı hatırlarsanız fakat uçaktayken ışınlanamıyor. Koskoca Hurley bile ışınlanabiliyorken Hugo’ya nazaran çöp gibi olan Linus ağzı burnu kan içinde yaralıların arasında istirahatte. Adanın ışınlama mekanizmasının karmaşık ve tutarsız olduğunu bu bölümde anlamış bulunduk. Ada’nın vardır bi’ bildiği diyoruz ve geçiyoruz.

Posted By: catiski
Last Edit: 03 Mar 2009 @ 02:22 AM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Tags: , , , , , , ,
Categories: Dizi, Lost

oysaki
 Last 50 Posts
 Back
Change Theme...
  • Users » 10
  • Posts/Pages » 85
  • Comments » 103
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Hakkında



    No Child Pages.

Manifesto



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.